yüz yetmişinci dileğim
Uzaklardaki bir arkadaş bir mesaj atmıştı belli bir süre önce facebooktan, kah yoğunluktan kah aklımda ona da bir dilek günü ayırma isteğimden-yakında dilek dileyerek cevap veririm durumları-mesajına cevap veremedim, zaten son dönemde de bilgisayar problemlerim iyice aksattı.
Bugün de dedimki artık daha geç olmadan ona cevap atmalısın, aklımdaki dilek günü ve mesajına cevap da bugüne denk gelecekmiş demekki…
Biz küçüktük onunla tanıştığımızda, bir yandan da gençliğe adım atmaya çalışıyorduk.
İlginçti paylaşımlarımız, ortak noktalarımız kadar uzak noktalarımız vardı ama mektuplaşmaktan çok uzun süre vazgeçmedik.
Çatlak df yazardı mektuplarına :) zarfı görenler hangi delinin elinden çıktı bu mektup derdi…
Mektuplar sürdü yıllarca, hatta yıllar sonra yine buluşuldu yazlığın semalarında, kayık ile gezinti bile yapıldı.
Sonra kaybettik birbirimizi, tam da yıllar yıllar geçmişken bulduk yine üniversitenin son zamanlarında birbirimizi…
Şimdilerde ise varlğını bilmek, anıları hatılamak mutlu eder kimileri ile işte o da kimilerinden biri…
Bir anda özlem ve arkadaşlık kokan bir mesaj eski günlere, masum gençliğe alıp götürebiliyor insanı. Facebooktaki mesaj da nasıl izlem kokar demeyin, yılların mektup alışkanlığı kokulu kağıtların kokusunu çaldı yine ondan gelen haberle.
Ben de seni özledim Derya’cım ve bu paylaşımı seni seviyorum ben de arkadaşım.
Bugünün dileğini de senin için ayırdım ve ne ilginçtir ki ne dilesem bilemedim, kendi ideallerini sonuna kadar gerçekleştirmek için çabalayan biri çıkıyor karşıma senle ilgili nereye baksam.
Dilerim ki gönlündekiler yaşıyor olduklarındır ve yaşıyor oldukların da gönlündekilerdir…