üç!yüz!kırk!altıncı!dileğim
Bu yazının bir sahibi var (birden çok da sorumlusu)
İlk gördüğümde tavrı ile karmaşık bir denklem gibi aklıma takılan bir soru gibi daha sonrasında tanımadığım bir çok insan ile aynı havayı solumaya başladığım ilk profesyonel işimde önceleri hem yakınımda hem de en uzağımda olan ve ilk iş arkadaşım.
Arka-daş bizi iyi tanımlayan bir kelime, sırt sırta verdiğimiz çalışma günlerinde şu an dinlediğim müziği, sahibi olduğu hoparlörler sayesinde bana dinleten, işe alışmamda minik ipuçlarını ofisin gizli yerlerine saklar misali, başlardaki mesafeli duruşlarımızın zamanla desteğin arka-daşlığın yerini aldığı kişi…
Gitmeler üzerine uzun süre şakalaştığımız ve sonrasında da şakanın acı gerçeğini yaşadığımız daha çok yeni anılar aleminde. Bir de şu var; ayakkabısının altına benim adımı yazdı giderken, hissediyorum ben.
Yazmak istiyorum ama olmuyor, manasız geliyor.
Son cümlemi kuruyorum bugünün dileğinde:
Sana güle güle git bile diyemedim, gözümdeki buğu saklı kaldı.
Ps: Bahar geldiğinde zeytin ağacının toprağını havalandırmak ve ona sevgi aşılamak dileğiyle hep birlikte…
