August 2010
8 posts
iki yüz otuz yedinci dileğim
Y-aşımı alıp gidiyorum dedi. Göz yaşını mı, büyürken boynuna taktığın yaşlar kolyesinden bir parça olan y-aşını mı? Aşını alıp gitmek kolay mı dedim. Hangi aşımı dedi. Katığımı aşımı paylaşmadan göz yaşımı nasıl giderim buralardan… Yaşam aşımı yaşamaya çalışışını nasıl görmezden gelirdim. Al-ışıl-dık göz yaşını değerli kılan farklı bir y-aşım var, Senin bile fark edemeyeceğin bir...
Aug 24th
2 notes
1 tag
iki yüz ot-uz altın-cı dil-eğim
Zihnimin billurlaşmaya ihtiyacı var biraz. Yaşamın bir çok etkeni içerisinde kontrol gücünü sende hissetmek ve bir o kadar da kontrolsüz gücün güç olmadığını bilmek… Bu satırlara gizli bir alt mesaj vermek; ama kimzenin anlaması için değil, sadece ve sadece zihnin derinliklerini bir fikir ekmek ve zamanla onun büyümesini izleyebilmek… Seni gerçek ile rüyadan ayıracak olan ne?
Aug 23rd
1 note
235.Dileğim
Fark edilmeyi bekleyen bir yan-ım-ın tesadüflerin salt tesadüf olmadığını hissettiği bir anda çıktı o ışıltılar… Zamanın buharlaşan nemine gark olmuş yoğunlaşarak akan ve taşarak çoğalan suyun içinde aniden akışın yönünün aslında pek tabii farklı yöne doğru akabileceği de bilenebilir tüm açıklığı ile… Bunca kelimenin bir arada olması kimilerine anlam teşkil etmeyebilir de pek tabii,...
Aug 22nd
1 tag
187.dilek
*gündüzün parıltısında dilek ağacına bağlı aşk dolu dilekler, fark-edilmeyi bek-ler- Gecenin kör karanlığında olmadık bir yerden gelip kulağına çalınmak için ısrar eden bir şarkı http://fizy.com/#s/1ahgyk gelip de yüreğindeki bir yerleri tırnaklıyorsa o gün için eksik kalanlar vardır belki de… Tek bir oyun, sonra kalkıp gidersin Sen her zaman risk almayı seversin Ben inerken en dibe ağır...
Aug 21st
5 tags
219. Dilek
Hızımı alamıyorum bugün… Ama 219. dilek mühim bir günün dilek günüydü… Yıllar boyu hayal kurarsın da sonra o hayal sana öyle tanıdık öyle yaşanmış gelir de o hayale kavuşma dakikalarına girmişken ruhun, hani dersin heyecan nerede… İşte bir arabanın park sesi ile irkilip kendine gelirsin ya da asansöre bindiğinde aynada yansımanı görünce dizlerinin bağı çözülür… O an...
Aug 21st
İki Yüz Otuz Dördüncü Dileğim
“Bu defter sayfalarına yazılabilecek iyi dilekler gibi” İşte günün dileği; teker teker sayılan günler oldu, pek manidar günler geçti, dileklere ihtiyaç yok muydu ki, elbette vardı elbette, şimdi bugünü yakalıyorum, takvimin yapraklarına da bakıyorum, sayıyorum bir bir ileri, görüyorum kaçırdığım günleri 200. dilek günü geçmişe asılı, üzüntü duysam da inceden, seviniyorum...
Aug 21st
Alışma Turları :)
Nasıl bir heyecan var içimde, içim içime sığmıyor bu gece. Uzun zaman sonra yazma fırsatı bulmak yazdıklarımı bu ekrandan okumak midemi kıpır kıpır bir hisse boğdu. İlk yazımı yazdığımdaki gibi buraya bir allak bullak olma hali çöktü üzerime, mutluluk ile birlikte… Öyle anlar oldu ki bu dileksiz geçen blog günlerinde; bir an duraksadım günün bir saatinde ve dedim ki kendi kendime...
Aug 21st
coming soon
İçim acıdı. Hem de nasıl. Nasıl biliyor musun? Yılın başına kendim için başlattığım projenin aksadığını görünce… Ama hani yıldıramazdı beni hiç bir şey? Yok yok yılmadım zaten. Bilgisayar olmasa gider internet Cafeden yazardım. Bulurdum bir çaresini. Ama işte o sorumsuz bilgisayarcı katletmeseydi bilgisayarımı belki ben de bu kadar aksamazdım. Neyse suçu kimseye atmıyorum. Hadi...
Aug 4th
1 note